Bu kitapla 3 gün önce tanıştım.Ve inanın neredeyse 24 saat okuyorum-düşünüyorum.Tanrılar Okulu European School Of Economics’in rektörü Stefano E. D’Anna tarafından yazılmış bir şaheser…D’Anna kitapta Dreamer adını verdiği düşsel bir varlık ve onun muhteşem öğretilerini anlatıyor.Mutlaka ama mutlaka okuyun,ne yapıp edip okuyun.Hayatla ilgili kafanızda var olan tüm klasik düşünceleri silip atmanız gerekecek Kendinize güvenmiyorsanız bu kitabı okumaya cesaret bile etmeyin.Nurhan’da bende öyle saatler boyu kitap okuyan kişiler değiliz.Ama Tanrılar Okulu’nun yazım dili ve içinize işleyen hitap şekli ile sizi yakanızdan tutup sayfaların arasına öyle bir alıveriyor ki saatlerce bırakamıyorsunuz.Ve hatta hayatınızdaki aralıklara girip öyle kesikler atıyor ki okurken resmen irkiliyorsunuz.İnanın bir diplomadan çok daha fazla şeyler verecek bu kitap.
Yazarın kitabı hakkında söyledikleri:
Dilerim ki herkes Dreamer ile tanışsın ve onu kendi kaderinin
tekdüzeliğinden kurtaracak bu derece dikkatli ve acımasız bir gardiyana sahip olsun.
O’nun yanında atılan her adım, içinde sonsuzluğun nefesini barındırırdı.
Şimdi O’nun hakkında bu satırları yazarken anlıyorumki O’nunher hareketi
özel olarak ve yalnızca benim için dizayn edilmişti ve, benim şahsımda,
kendi köleliğini yaşamakta olan her insanın evrimine adanmıştı.
O’nun yanında iken, yaratılmış olan her şey,
kapılarını değişmek ve hayatlarını hakiki birer şahesere
dönüştürmek isteyenlere sonuna kadar açan bir Oluş Okulu’na,
bir Tanrılar Okulu’na dönüşür.
Tekrar söylüyorum mutlaka OKUYUN…
Ağustos 15th, 2009
Genel
|
YORUM YAP
This is it..Yaşasaydı,yarın (10 Ağustos 2009)Peninsula Square Londra’da konseri olacaktı.Michael Jackson’ın konserine verdiği isimdi.This is it…MJ özellikle bizim gibi 40 lı yaşlardaki müzik severlerin hayatında önemli yeri olan bir devdi.Duyduğumda inanamadım.Sanki gençliğime ait bir parçaymış ve yok olamazmış gibi geldi.Ama maalesef hayat herkez için bir gün bitiyor.Danslarıyla,sahne showlarıyla gençlik dönemimizin efsane ismiydi.Bizim kuşağın “video klip” le tanışmasıda sanırım yine MJ sayesinde oldu.Yarın acaba Londra’da Peninsula Square da herhangi bir etkinlik olacak mı,çok merak ediyorum.
Ağustos 9th, 2009
Genel
|
YORUM YAP
Nurhan’la en büyük zevkimiz akşamları 2 şer bölüm dizi seyretmek.Sezonları zamanında değil,DVD çıktıktan sonra (İnternetten indirip seyrediyoruz demeye dilim varmadı)topluca seyrediyoruz.Bu günlerde Kyle XY e başladık.Daha önce Terminator ü bitirdik .Toplam 2 sezon.Makineler dünyayı ve insanlığı istila ediyor,kendi yapay zekaları ile dünyaya hükmediyorlar falan..
İnsan düşününce irkilmiyor değil aslında..Bilgisayarın evlerimize apar topar girişi,Facebook un hayatımıza ettikleri,Google ın Gb dolusu bilgiyi emrimize sunması…Farketmeden hepimiz programlara,yazılımlara bağımlı hale geldik bile..Bir düşünsenize herhangi bir yazılım kullanmadan geçen bir tek günümüz varmı?Cep telefonları-bilgisayarlar-ATM ler…..Hafif bir paranoya sezinlemiş olabilirsiniz ama gerçekten biraz ürkütücü.Hayatımıza giren tüm bu kodların,pixellerin,programcıkların bize sunduğu kolaylıklar tabii ki inkar edilemez.Ama bu denli hızlı bir şekilde mecburiyet halini almaları düşündürücü.Şimdi arkanıza yaslanıp hayal edin;50 yıl sonra bilgisayar başında acaba ne yapıyor olacağız?Umarım hala Facebook ta birbirimizi dürtüp,bloglarda paranoyak yazılar yazıyor oluruz.
Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi…Yüzlercesine bakıp bakıp hep imrenmişimdir.Blog yazmaktan bahsediyorum.Bu fikri eyleme dönüştürmeye karar verdiğimde gördüm ki pek de öyle kolay bir şey değil bu blog yazmak.Bugüne kadar onlarca web sitesi yapmış olmama rağmen blog ve Wordpress beni biraz korkuttu.Ama işte oldu..
Peki burada nelerden bahsedeceğim.Basit; havadan sudan.Yani hayattan…
Hemen başlıyorum.. The Secret…
Mutlaka duymuşsunuzdur,ya da denemişsinizdir yada en azından “hadi lennn” demişliğiniz-hadi demeseniz bile-düşünmüşlüğünüz vardır.Çekim Yasası denilen bir kavramı Amerikanvari anlatan bu belgesel havasındaki film ve kitap bir çok insanın hayatını değiştirdi.(Özellikle The Secret ekibinin)Bundan birkaç yıl önce eşimle The Secret DVD sini seyrettiğimizde yaklaşık 1 hafta kadar birbirimizle dalga geçip eğlenmiştik.Yaklaşık 4-5 ay önce tesadüfen tekrar seyrettim.Ulen dur bi de kitabını alalım neymiş bakalım deyip bir de kitabı okudum.Uzun uzun anlatmak bana göre değil.Tek bir şey söyleyebilirim; BU ŞEY ÇALIŞIYOR.
Yıllar önce birlikte çalıştığımız sevgili Osman’ı Facebook’ta buldum.Yaşam koçluğuna soyunmuş ve çekim yasası hakkında yazılar yazıyordu.(http://osman.borutecene.com/)
İlk yazımın sonunda Osman’ın çekim yasası hakkında bayıldığım bir yazısını okumanızı tavsiye ediyorum
http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/