Nihayet Blog…
Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi…Yüzlercesine bakıp bakıp hep imrenmişimdir.Blog yazmaktan bahsediyorum.Bu fikri eyleme dönüştürmeye karar verdiğimde gördüm ki pek de öyle kolay bir şey değil bu blog yazmak.Bugüne kadar onlarca web sitesi yapmış olmama rağmen blog ve WordPress beni biraz korkuttu.Ama işte oldu..
Peki burada nelerden bahsedeceğim.Basit; havadan sudan.Yani hayattan…
Hemen başlıyorum.. The Secret…
Mutlaka duymuşsunuzdur,ya da denemişsinizdir yada en azından “hadi lennn” demişliğiniz-hadi demeseniz bile-düşünmüşlüğünüz vardır.Çekim Yasası denilen bir kavramı Amerikanvari anlatan bu belgesel havasındaki film ve kitap bir çok insanın hayatını değiştirdi.(Özellikle The Secret ekibinin)Bundan birkaç yıl önce eşimle The Secret DVD sini seyrettiğimizde yaklaşık 1 hafta kadar birbirimizle dalga geçip eğlenmiştik.Yaklaşık 4-5 ay önce tesadüfen tekrar seyrettim.Ulen dur bi de kitabını alalım neymiş bakalım deyip bir de kitabı okudum.Uzun uzun anlatmak bana göre değil.Tek bir şey söyleyebilirim; BU ŞEY ÇALIŞIYOR.
Yıllar önce birlikte çalıştığımız sevgili Osman’ı Facebook’ta buldum.Yaşam koçluğuna soyunmuş ve çekim yasası hakkında yazılar yazıyordu.(http://osman.borutecene.com/)
İlk yazımın sonunda Osman’ın çekim yasası hakkında bayıldığım bir yazısını okumanızı tavsiye ediyorum
Gerçekten yaşam bizim gerçeklerimiz ve hayallerimiz.Tüm hayatımızı kendimizi en kötüyü hayal ederek geçirirken muhteşem bir hayat oluşturmak gerçekten zor.Ama değiştirdiğin her düşünce kapının hayallerin tarafından çalınmasıyla sonuçlanıyor.Buna gerçekten şahit oldum.Şimdi de yeni mucizeleri yaşıyor ve seyrediyorum.